Pazartesi, Nisan 28

ödetirim demiştim, ödettim

bi sn ama ödetirim dememiş de olabilir. ya da demişmiydim, neyse.

mevzu şudur bizim besin pek sevgili dilek'le beraber olmuş bir cinlikler yapmışlardı vakti zamanında.

ben de dedim ki siz var röportaj yapmak, bana da bol miktarda röportaj lazım olmak. tabi bunu daha ii bir dille dedim o zamanlar.

yok efendim biz yoğunuz, yok sıkıldık, yok iyte derken benim olay yalan oldu vakti zamanında.

neyse devran döndü, gün geldi. hatta dünya başa döndü.

verdik elele izmir'e gittik. sağ elimden yasin sol elimden omar tuttu benim. çocukluğumuza döndük koştuk fln yolda.

baktık besin güzel hazırlıklar yapmış, herkes orda herşey güzel.

dedik ki izmir abicim burası hava güzel (yağmur benim için iidir:) hep evde yapıyoruz bu gün mevzularını biraz dışarı çıkalım.

neyse çıktık çay çorba. kordon, karşıyaka, yeni bornova, eski bornova derken heryerde birşeyler yiyoruz içiyoruz. tabi yediklerimiz bizim olsun gezdiğimizi anlatalım. hatta gezdiklerimizi de aslı cadısı anlatsın.

daha önce de dediğim gibi (içimden de olsa) benim hesabı hatta büyük bir çabayla öğrenci arkadaşlarında hesabını bizim besin'e ödettim.

yani ödetirim demiştim ödettim.

izmir mi iyiydi güzeldi hava kapalı da olsa sıcaktı. insanı desen harikaydı.

herşey için çok teşekkürler besin. altın kurbağa bile aldıktan sonra altın ağaç hediye etsem tuhaf olmaz değil mi :) diyordum ki olmadı çok sevindi besin bi de bunun için teşekkürler, omar'a vereceğim hediye için cesaretlenmiş oldum.

şeker senin günü de ilk fırsatta açıyorum pek detaya giremedim i'm sorry hatta ne sori :P

saygıyla selam ediyorum :) gui'ye bi de buradan sarı desene deseneeee diye bağırıyorum.