üşenmedim kendi kendime klavyeden kaldırıp ellerimi kafamın üstünde birleştirdim. arasından kafamı biraz öne iteleyerek birilerine kendimce birşey ifade ettim.
biliyorum bu yazıyı bu yazıya erişmesi sözde engellenmiş olan birileri de okuyacak.
çok şeyin sözde olduğu bir ülkede yaşıyoruz evet. oysa atlıyorlar ki olay kafada bitiyor. kafa, kafam.
iyi niyetle beklemiştim açılmayan blogspot uzantılı sitelerin/blogların açılmasını karşısındayken bilgisayarın cuma günü iş dönüşü. haberimin olmadığı bir geçici kapanma oldu sanırım dedim. ki blogger o tarz tüm olayları haber verir, nezaketinden.
nezaket bizde sözde olan bişey, nezaket kafada biter oysa.
başlıklar görüyorum, forumlar, fırsatçılar, tepkiler, yandaşlar, her kafadan çıkan sesler. olayı rahatlatacak şeyi biliyorum ben aslında kafa, kafam. dur sakin.
birisi demiş ki blogger kapandı ya şimdi, alternatifler var.
başka biri demiş ki yedekleyelim baba sizinkileri hatta mümkünse bizim yere, mağdur olmayın yani olay o. kafaya bak. siz bi de benim kafama bakın diyorum.
eğlenceli geldi aslında biraz sözde kısmını düşününce. yazıyor olacağım kafama göre birşeyler bir ülkeden hatta bir ülke hakkında ve ülkeden kimsenin haberi olmayacak. off neler derdim. eğlenceli olurdu.
bu yazı birçok arkadaşın e-postasına gidecek mesela yarın. bir kısmı da direk xml okuyucu bir aletle okuyacak yazıyı. bir sürü adam da sadece başlığı görecek ana vurgumu anlayacak en azından devamı için biraz beklemek zorunda kalacak. yine kafaya geliyor olay.
madem birileri yüzünden engelliyim abi, engelli adam tepkili adamdır ve yerine göre birçok konudan muaf tutulur birçok yerde kendisine pozitif ayrımcılık yapılır.
taksime gitsem diyorum bir kere de kafamı çıkarıp sallamak için ortalık yerde şapkamın altından. birşeyler anlatmak için.
birşeyler yapmalı, birşeyler düşünmeli, birşeyleri sorun etmeli sözde oldukları için kafada oldukları için. diyorum ki kafa, kafam. ortaya koydum yani. üstelik traş edicem bugün bir kere de sizin için.